Tamam, tatile çıkmış gibi oldu. Ayda bir yazı. Hala günün 36 saat olması şeklinde bir talebim var. İşte o zaman burası hala şenlikli hale gelir. Şimdi kendime sakladığım o yarım saati, blog yazısı olarak hayata geçiriyorum;
Haziran ayı bizim en yoğun olduğumuz ay. Doğumgünleri ve Babalar günü, cümbür cemaat kutlanır. Maraton şeklinde bir duruma bürünmesine izin verilmemeye çalışılır ama o hafta bittiğinde herkes kendini en yakın koltuğa yığılmış halde bırakır. İlk iki hafta planlama aşaması ve babalar gününün olduğu hafta ise uygulama durumu şeklinde kendini gösteren maraton, en sadesinden cheesecake ile başladı;
En yalınından sever Dino. Ruhumdaki karışıklıktan nasibi almadan yapılan cheesecake favorisidir. Süpriz oldu. Ruhum baskın geldi, çikolatalı çileklerle süslendi. Bebi devreye girdi. Çığlıklarla kutladık Dino'nun yeni yaşını...

İlk kısım tamam. Şimdi bütün gözler Bebi'nin yuvasında kutlanacak doğumgününde. Pasta Hanimiş'ten geldi. Mekan Play House;

Kurabiyeden vazgeçildi. Hediye olarak YapYapıştır'dan çikolata alındı. "Cars" olarak hazırlanan çikolatalardan kalan 1 adetine itina ile sahip çıkılarak, köşe ve bucakta saklanmakta şu anda;

İkinci aşamada tamam. Bundan sonra sadece Babalar günü ve haftasonu ekibiyle tekrar doğumgünü kutlama operasyonu kaldı. Araya Özsüt yarışmasını da sıkıştırdım mı? Evet. Tanıdık isimler, dedikodular ile şimdilik sadece fotoğraf derlemesi, ilerde yazısı;

Ve maratondaki son 100mt...
Babalar için üstleri çeşitli toplarla süslenmiş çikolatalı cupcake, Bebi'ye isteği üzerine Tren Thomas'lı pasta, kendime sandalyelere konmak üzere kağıttan ponpon çiçekler hazırladım. Bol sohbetli, keyifli ve güneşli bir pazar gününden kalanlar;


Gün sonunda yığıldık. Ve farkettim ki, bir kare bile Bibi'nin fotoğrafı yok. Kendime en derin saygılarımı sundum...
Yağmursuz ve mümkünse serin geçecek bir hafta olması dileği ile...
Sevgiler ve saygılar,
Not: Kağıt Ponpon için debelenmeyin, Pınar sizin için debelenmiş. Bir tık...
Devamını okuyun...(Read more...)>>