28 Nisan 2008 Pazartesi

Tarif Veriyorum.. Verdimmm Gitti...

Oldukça kolay, pratik ve lezzetli. Hatta gecenin bir vakti yeni kahramanımız Gigi'den talep geldi. "O şeyden yapar mısın?" şeklinde...



Ben de yaptım gitti...

Hindistan Cevizli Kurabiye
















50-55 adet kurabiye
Hazırlanma süresi: 35 dk
Servis süresi: 10 dk

Gerekli malzemeler:
  • 250 gr pudra şekeri
  • 4 yumurta beyazı
  • 1 çay kaşığı krem tartar
  • 250gr hindistan cevizi
  • 1 çay kaşığı limon suyu
  • 1 çay kaşığı vanilya aroması
Fırın 180 derecede ön ısıtma yapılır. Yumurta akları, krem tartar ile birlikte çırpılır. Köpürmeye başladığında pudra şekeri kaşık kaşık ilave edilir. Hafif sert tepeler oluşmaya başladığında limon suyu ve aroma eklenir. Hindistan cevizleri, çırpma işlemi tamamlandıktan sonra bu karışıma kaşıkla veya spatula yardımı ile yedirilir. Isıtılmış olan fırında yaklaşık 20dk. üst rengi dönünceye kadar pişirilir. Afiyet olsun.


Peçete'den notlar:


  1. Krem tartar'ı aktarlardan temin edebilirsiniz. Eğer bulamıyorsanız dert etmeyin, yapılan en son deneme gösterdi ki onsuz da olabiliyormuş.
  2. Ölçünün bilumum versiyonları denendi. Hepsininde de aynı sonuç alınıyor. Sadece yumurta beyazının oda sıcaklığında olması çok önemli.
  3. Gigi, sonuçtan pek memnun. Kurabiyeleri bağrına basıp ortalıklarda dolaşıyor.
  4. Tarifin orjinali "Kitchen Aid Temel Mikser Yemek Kitabı" nda yer almaktadır.



Devamını okuyun...(Read more...)>>

25 Nisan 2008 Cuma

Haa Gayret...

Elim tuşlara gidemedi. Ha gayret dedim içimden. Olmadı. Hayatın temposumu yoğun ben mi plansız yaşıyorum, çözemedim. Uzun zamandır itiraf etmek gerekirse yazı yazmak gelmiyor içimden. Geldiğinde de Blogger nedense yazdığım yazıları yayınlamama konusunda inat ediyor. Açık konuşmak gerekirse küfredip kapatıyorum bilgisayarı, kızıyorum çünkü... Şimdi tukkandan bağlandım, kör ve aynı zamanda topal olan talihimi yenmek adına ışıkları kapattım, Norah Jones'u koydum ve yanında da sütlü bir kahve. Eve gitmek içimden gelmiyor. Sabah "Yeşil Elma" için hazırlık aşamasında evde 1,5 saatlik süren bir mimi krizinin bunda çok büyük etkisi var. Biraz sakinleşmeye ve dinlenmeye ihtiyacım var. Çalışan bir bilgisayar bulmuşken de yazı yazmak lazım. İçerde çok olay var dışarı çıkmak isteyen. Tarifler var yayınlanmayı bekleyen. İşin acı tarafı evdeki bilgisayarın bozulmuş olması ve tarif resimlerinin o bilgisayarda kalmış olması.Resimsiz tarif vermek de güzel olmuyor. Özellikle yemek kitaplarında sinir olduğum bir konu. Tarif güzel ama resim yok. Gözümün önüne getiremiyorum. Sanki resim olmadan eksik kalıyor. Bakalım bu bilgisayarla bu konuda ne yapabilirim? Belki aradan birşeyler bulabilirim.


Bu arada yaşanan süreçte olaylar her zamanki gibi devam etti. Ajanımın oğluna parti yaptık, Küçüğüm 2'nin doğumgününü kutladık, IBATECH fuarında sıkı bir çalışma (Laz kızı, en çok senin emeğin var.) sergiledik. Aradan Filiz'in Emre'yi dünyaya getirmesini kutladık. Tukkan'da yaklaşık 1,5 ay beklediğimiz ürünleri gümrükten çekerek raflara yerleştirdik. Ankara Bakeshop'u (Hafizem, hala diyorum ki; kim tutar seni!!) açtık. Bir de araya Derya Baykal programı (Evet Nino, doğrusun...) sıkıştırdık. Yeni arkadaşlar edindik, eskileri birazcık ihmal ettik ama yüreğimizdeki yerlerini sağlamlaştırdık.

Ve en önemlisi bir kanat daha oldu hayatımda...

O da kanat oldu, istediği yere uçmak için... Yuvasında şimdi, gözleri ışıl ışıl. Heyecanlı, yüreğinin sesini kulaklarımda. Mutlu ol kardeşim ve o tenteciye benden selam söyle, güzel fiyat versin...

Bu ara yazılardan sonra baklava resmini nasıl yokedeceğimi hala yolunu bulamadım. O yüzden kısacık bilgi vereyim. Bayramda Sevgili Güllü tarafından yapılan baklavanın tadı tek kelime ile muhteşemdi. Yapılan sıkıştırmalar sonucu hazır baklava yufkası olduğunu öğrendim. Tarif ve ulaşılabilenecek yerler konusunda bu tıka tıklayarak bilgi alabilirsiniz. Lezzet konusunda yiyen herkes tam not verdi. Hazırlanışı oldukça pratik. Tavsiye olunur diyerek resmi yok etme çalışmalarına devam edeceğim.

Yeni tarifler için öncelikle hindistan cevizli kurabiye ile açılış yapılacak gibi bir durum gözüküyor. Yapılan testler gösterdi ki kurabiyeden çok "Koko" yu andıran bir havası var. Hazırlanışı çok kısa sürüyor. Hani sabah yap, öğleden sonra ikram et tarzında. Arkasından Ebru'nun çok seveceği (Yaparsam ve ona tattırabilirsem tabi kii!!!) limonlu tart olacak.
Yaaa... Resimlerimi istiyorummm...




Devamını okuyun...(Read more...)>>

22 Mart 2008 Cumartesi

Aaaa.. Hızımı Alamadım... Üretimdeyim...

Peçete'nin iç sesi;
"Şimdi baklava resmini çaktırmadan değiştirmek lazım. Kitabım nerde? Bir dakika... Galiba buldum. İlk önce "Tarte Au Citron" yapayım. Ayy böyle söyleyince pek havalı oluyor. Ebru görse bayılırdı. Bol limon var bunda. Hiii... "Espresso Cheesecake". Güzelmiş. Nescafeli yapalım ama.. Şimde nerden bulacağım espresso'yu?? Eee, yumurta beyazı artıyor bu tariften. O zaman el mahkum, "Hindistan Cevizli Kurabiye" yapmak lazım.


Sen bunları yap Ayşem, anlından öpeceğim seni..."

Son dakika; Şu an saat 19:23...


Sol taraf;
Mermer masadan manzara: Havalı olan turtanın alt tabanı pişti. yanında karam karam süzülen ve pişmeyi bekleyen cheesecake tabanı. Bunun cheesecake kısmı nerdee???
Sağ taraf;
Fırından manzara: Hindistan cevizli kurabiye...


The Ogretmen; Sağ ve sol kavramları izafidir. Ruh haline göre değişiklik gösterir. Pazartesi günü menü sizi buzdolabında bekler...


Devamını okuyun...(Read more...)>>

19 Mart 2008 Çarşamba

Deniyorum...

Her yazıya başlangıç derin bir nefes almak gibi. Bu aralar kısa nefesler peşindeyiz. Her yorumda daha da nefeslerim kısalıyor. Sanırım birisinin beni şiddetle silkelemesi gerekiyor. Hatta üstüne başaşağı çevirmesi. İşte buyrun hayatıma;


Bakınız, hayatımda ve hayatlarımızda herşey yolunda. İçerde olanlardan da kimsenin haberi yok. Hani bir "Mimi... Mimi..." olayımız vardı. Nakarat şeklinde tekrar eden ve daha çok geceleri artan vaziyette. Müstehçenliği aştık. Bebi tam bir MEMEci. Bırakmıyor ve bırakamıyorum. Denedim ve pes ettim. Acımasızım, iyi bir anne miyim bu konuda, bilmiyorum. Ama yoruldum. İçimden canım çekiliyor. İsyanlarda değilim ama mahremiyetimi geri istiyorum. Başlangıçta onun can suyu olan kaynağı artık kendime istiyorum. Kuracağı ilk cümlenin: " Annem, şimdiye kadar kullanmaktan pek memnun olduk ama artık onlar senin. İlerde bir gün gerekirse kardeşlerime de tavsiye edeceğim. " şeklinde olmasını istiyorum. Bekliyorum ve bekliyeceğim...


Kendime not: Baklava artık koktu, ya tarifi ver ya da çaktırmadan resmi değiştir... (Ufuk; öpüyorum seni.)

Kendime diğer not: Yazı yazmadığın için kendine bahaneler yaratma, ayıp ediyorsun...


"İsimsiz" e not: Sayın "Geçmişten gelen" ; umarım bu notu okur ve bana ulaşırsınız. Kısacası bana ulaşın. Lütfen ulaşın...


Devamını okuyun...(Read more...)>>

7 Şubat 2008 Perşembe

Küçüğüm 2

Giderken, ne istersin dedim. "Deniz'i getir bana..." dedi. Kollarımla sardım ama yol uzun, damla damla ellerimden aktı gitti. Sadece iyot ve balık kokusu geride kaldı...

Biraz keyifsiz bu aralar, denize gitmek istiyor. Boyundan büyük laflar etti bana. Yaşından beklenmeyen kırınganlık kaplamış her tarafını. İstedim ki umutsuzluğu alayım, yerine gülümsemeler koyayım. Sen bilmeden ve farkında olmadan garip dönemlerde beni gülümsettin. Heyecanınla ve gözlerindeki o sevimli ışıltınla ve özellikle mesajlarınla benden daha güçlü oldu olduğunu gösterdin. Şimdi yerinden kalk ve aynaya bak ve kocaman bir gülümseme koy yüzüne... Karşındaki yüz de sana gülümseyecek aynı hayat gibi...
Gördüm ki, bulutların arasından her zaman güneş yolunu bulur...
Resmin üstüne iyot ve balık kokusu sinsin ve sana gelsin.
Sen denize gitmeden deniz sana gelsin...
Gülümsüyor musun? Yoksa bana mı öyle geldi?...












Devamını okuyun...(Read more...)>>

16 Ocak 2008 Çarşamba

Mimi... Mimi...

Ne ola ki???

İpucu: Bebi'nin ağzındaki nakarat...


Devamını okuyun...(Read more...)>>

31 Aralık 2007 Pazartesi

Eski Yıl Yazısı...

Bugün önemli bir gün mü? Bilmiyorum. Hani hep hayatımın dönüm noktalarından bir dediğimiz bir gün mü? Eğer öyleyse ben o günü 35 yıldır yaşıyorum. Her 31 Aralık günü melankolik bir mutluluk içinde gitgeller yaşıyarak hemen bir değerlendirme derdine düşüyorum. Özellikle Şebnem Ferah'a takıldım bu aralar. Son bir haftadır şarkı sözlerinin içinde sanki bana geçen yılımın değerlendirmesini yapmamı kolaylaştıracak kelimeler saklamış gibi deli gibi dinliyorum ve bulmaya çalışıyorum. Aslında bu 2007 yılının yazısı kendimden ziyade size yazılmış olacak. Sadece size... Kazandıklarım, kaybettiklerim... Hayatıma hoşgelenler ve hayatımdan yolcu ettiklerim...

Tam bir yıl önce bugün sayfamı açmıştım. Neler olacağını bilmeden... Düşündüğümde kendi kendime yaşadığım o heyecan beni şimdi gülümsetiyor. Uzun gibi gözüken ama kısacık süren bir yılın ardından bu satırları sizleri, yüzlerinizi ve isimlerinizi düşünerek yazıyorum. Kendi kendime iken beni kendinize ait o koskocaman dünyalarınıza aldınız. Bana süprizler hazırladınız, beni ağlattınız ve beni mutlu ettiniz... Teşekkürün farklı bir boyutu yaşıyorum kendi içimde... İyi ki var oldunuz... Hayatıma hoşgeldiniz... Hayatımdan yolcu ettiklerim ise daima gülümseyerek hatırlanacak. Yaşanmış ve yaşanmamışlıklar adına...



Geçmişte sayfalar dolusu yazardım. Her senenin başında bir dolu kararlar alır, geçirdiğim yılın acımasızca eleştirisini yapardım. Artık yapmak istemiyorum. Yaşadığım geçmiş ile barışmak ve gelecek ile ilgili geleni gülümseyerek karşılamak istiyorum ön yargısız...



Aslında tek kararım; su gibi duru olmak ve hep akmak...



Sizi bilmem ama ben karar verdim
Su gibi duru olup hep akmaya
Başka sular tanıyıp hep çoğalmaya
Dalgalanmaya taşmaya
Son günlerde çok düşünür oldum
Zor zamanları çabuk atlatır oldum
Yalnız mıyım insanlar içinde
Arkadaşlarım aşklarım içinde
Yara aldım bundan iki yıl önce
Hiç susmadım şarkı söyledim günlerce
Artık kısa cümleler kuruyorum
Sevdiklerim sevmediklerim yanımda
Kabullendim her şeyi olduğu gibi
Yola çıktım yarınlara
Son günlerde çok düşünür oldum
Zor zamanları çabuk atlatır oldum
Bakıyorum aynaya her gece
İçim rahat biraz yorgunum sadece


Hayatıma giren herkese yaşanmış her şeye
Teşekkürler büyüyorum sizinle...

















Kurduğumuz ve kuracağımız bütün cümlelerin kalplerimizin sıcaklığından gelmesi dileği ile...


Mutlu Yıllar...







Devamını okuyun...(Read more...)>>

16 Aralık 2007 Pazar

Hayırdır İnşallah!! Yeni Tarif Var...

Bu tarifte bir problem var. Ne zaman yazamaya karar versem, terslikler peşisıra geliverdi. Son 10 dakika önce bilgisayarın başına geçtiğimde aldığım bir telefon haberi ile zıvanadan çıktım. Kim daha inatçı bilmiyorum... Yazılmamak için inat eden tarif mi? Yoksa yazmak için azmeden ben mi? Umarım bu tarifi yayınlamak hayırlı ve uğurlu gelir, hem de vatana ve millete... Vallahi korkuyorum bu tariften yaaa...

Son dakika: Son cümleyi yazarken Bebi'nin ayağı kaydı ve yere düştü...

Kitchen Aid ile Vişneli Müfin
















12 adet müfin
Hazırlanma süresi: 40-45 dk
Servis süresi: 15 dk

Gerekli malzemeler:
  • 225 gr elenmiş un
  • 115gr eritilmiş ve soğutulmuş margarin
  • 175ml süt
  • 2 yumurta
  • 175gr pudra şekeri
  • 250 gr dondurulmuş vişne (Çözülmemiş)
  • 100dr damla çikolata
  • 2 + 1/2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1 poşet vanilya

Fırın 180 derecede ön ısıtma yapılır. Un, kabartma tozu ,tuz mikser haznesine konur. Pudra şekeri ilave edilip, ortası havuz şeklinde oyulur. Havuz kısmının içine yumurta, eritilmiş yağ, süt ilave edilerek mikserin 2. hızında 30sn süreyle karıştırılır. En son vişne ve damla çikolatalar el ile karıştırılarak ilave edilir. 12'lik mufin kalıbına paylaştırılır ve 35dk fırında pişirilir.


Peçete'den notlar:

1. Yukardaki müfin tarifinin orjinali Kitchen Aid Yemek Kitabında yer almaktadır. Türkçe olarak Kitchen Aid satan yerlerde bulabileceğiz bu kitaplar soslar, makarnalar, ana yemekler, pasta, krema gibi 150 adet tarif var. Malzemeler istediğiniz değişikliği yapabiliyorsunuz. Tavsiye ederim.

2.Tarifi Kitchen Aid dışında herhangi mikser ile de yapabilirsiniz. Önemli olan çiğ hamurun çok karıştırılmaması. Yaklaşık 1-1,5 dakika çırpmak yeterli oluyor.

3. Bebi'yi merak edenler; yaklaşık 1 dakika ağladıktan ve düştüğü yeri dövdükten sonra yoluna devam etti.


Devamını okuyun...(Read more...)>>