
Bu yazımızı şu anda nöbetçi blogspotcu olarak hizmet verenlerden Sevgili
Müge'ye maaalie şeklinde ithaf ediyoruz.
Tatil yolları, uzunca bir zaman sonra falımızdaki ince

çizgilerde olduğu gibi karşımıza çıkıverdi. Geleni geri çevirmek olmaz. Ailecek eşyaları (Toplam 1 hafta için; 1 büyük ve 3 orta büyüklükte bavul... Dino'nun gözler büyüdü ama açıklayınca anlayışlı gözlerle bana baktı.)topladık. 15 kilo hakkımız varken 30kg ile olayı bitirdik. Afferin bize!!! Neyse ilk önce İzmir (Yaşanacak şehir derim ve başka da birşey demem.), ordan da Didim- Mavişehir...

Mavişehir'in yeri her zaman Dino için başka olmuştur. Açıkcası anlatmaya çalıştığı şeyler benim için yıllar geçtikçe yerli yerine oturdu. 31 senedir aileniz ile birlikte yazları aynı yere gittiğinizi düşünün. Aynı insanlarla yazlarınızı beraber geçirdiğinizi, aynı kızlara aşık olmalar, ilk sarhoşluklar, midye yeme yarışları, gece gece meşhur Sarıkum Kayalıkları'ndan denize girmeler, aslında çok güldüğüm ama hala anlam veremediğim Kosla, Koyun, Karpuz vb. lakaplar... Özet olarak hayatınız ciddi bir kısmı burda geçmiş demek oluyor. Okul zamanı bütün yaz mevsimini kapsayan bu durumlar, yaşlar ilerledikçe 1 hafta, 15 günlük zamanlara denk düşürülerek yaşanmaya çalışılıyor. Yoğun yaşanan haberleşme turundan sonra haftasonu itibariyle ekip Didim-Mavişehir'de toplandı. Buluşması noktası güneşin batırılacağı yer olan Çakır'dı. Havada bol bol çığlıklar, kahkahalar ve bebekler uçuştu. Son iki yılda Sevgili Pınar ile başlayan akım sayesinde bir anda grupta bebek patlaması yaşandı. 2'si doğum aşamasında olacak şekilde,toplam 0-2 yaş grubu 8 bebek var... Kısacası

Mavişehir-2 ekibi yolda, geliyor...
Çakır dışında Mavişehir ekibinin diğer buluşma noktası Öğretmenler Plaji ve Gazino. Bebi'de babası gibi ilk deniz olayını Öğretmenler Plajında yaşadı. Benim, babasının ve bütün plajın şaşkın bakışları içinde gayet sakin tavırlarda babasının elinden tutarak denize yürüdü. Suratında "Aman allahım, heryer su... İstediğim kadar fışkırtabilirim... Heyt beee..." şeklinde bir ifade ile yüzüne ilk dalgayı yedi. Ürkmesini beklerken kahkahalar içindeydi. Bizi ise hiç sormayın derim...

Konudan konuya atlamak şeklinde bir tarzım olsun istemedim ama ilk önce bu dipnotunu düşmem gerekiyor: Bebi, bizim gibi yemek yemeye başladığından beri bizim yemekte olduğumuz herşeyi ister durumda. Bu yüzden açıkçası biz de yediklerimize dikkat eder olduk. Tekrar plaj ortamına dönecek olursak, adam kumlarda oynarken, baba ve arkadaşların mısır yediğini gördü ve apar atar vaziyette babasının yanında bitti. Sıra ile de bütün koçanlardan yedi. Bu arada dikkatinizi çekerim ben mısır yemedim. Rejim ile hiç alakası yok, birazdan nedeni aşikar bir şekilde beyan edilecektir.
Deniz ve güneş ortamından bir süre sonra gazino ortamına geçildi. Amaç hoş bir serinlik içinde pide yemek ve hala prafa mı trafo mu olduğuna karar verilememiş

bir kağıt oyunu oynamaktır. Gazinonun meşhur pide çeşitlerinden biri de Tahinli pidedir.

Kendilerinden düzinelerce alınarak, paketlenip İstanbul'a bile gönderilmiştir. Şimdi açık söylemek gerekirse usta değiştiği için tarif alınamadı. Bu noktada sizlerden yardım isteyeceğim. Pide kısmı yani hamur kısmında olayın mayalı olduğunu tahmin ediyorum. Sanki ince hamurlu pizza gibi bir kıvamı var. Kısacası sizden gelecek yönlendirmelere ihtiyacım var. İşin kolayına mı kaçıyorum? Evet... Bu sefercik böyle olsun..

Şimdiden teşekkür ederim. Gazinoya tekrar dönersek, ben deli gibi tahinli Pide'nin resmini çekmeye çalışırken Sevgili Serhat ve Tönge'nin benim için yaptığı tasarımları da görmemezlikten gelemedim. Arkadaşlar olaya farklı bir boyut kattılar. Kendilerine teşekkürü (!) bir borç bilirim...
Gazino'dan sonra istikamet Çakır oldu. Keyif biraları, tatlı atışmalar, küçük gülücükler ve bir güneş batışı daha... Hüzün, vedalaşmalar, kucaklaşmalar... Gelecek yaza kaldı uzun sohbetler...Güneş yarın gene batacak ama biz yolcuyuz.

Dino İstanbul'a; Bebi ve ben yollara, Marmaris'e...
Peçete'den Notlar:
1. Bebekli olarak çıktığımız tatilin ilk kısmı için zorlandığımı itiraf ediyorum. Bavullardan birisi Bebi'nin oyuncakları idi. Sadece 2 oyuncak alsak yeterli oluyormuş.
2. Bebiler için mutlaka 2-3 şapka bulundurmakta fayda var. Ya da ben beceremedim. Biri ıslandı, kurumadı. Diğeri yemek oldu... Evet ben beceremedim. Şapka'nın yemeğin içinde ne işi var??!!!
3. Sakin olmakta fayda var. Bebi deliriyor, siz de delirin. Pek güzel oluyor...
Devamını okuyun...(Read more...)>>