Her yazı bir mide krambı. Veya hiç yaşamadığım doğum sancısı gibi. Herşey hazırlanıp, "Kaydı yayınla" tuşuna basıldığında derin bir rahatlama duygusu, uzun zamandır görmediğim bir arkadaş gibi keyif verir. Üniversiteye hazırlanırken gazetecilik istemiştim. Hatta savaş muhabiri olmak gibi bir arzum vardı. Bu konuda ile ilgili aileden gelen tepki; "Anne, ben sualtı mağara dalgıcı olmak istiyorum." talebimle aynı yönde oldu. Sadece Abi, bu mesleği kaldırabilecek sağlamlıkta olmadığımı söylemesi beni düşündürdü. Vazgeçtim... Tesadüf olur ki, bir dönem medyaya çalıştım. Evet, kaldırabilecek sağlamlıkta değilmişim. Yazmaktan vazgeçmedim. İçimden geçtiği an, elime ne geçerse ona yazdım. Sevdim yazmayı. Teknoloji de işimi kolaylaştırdı. Aslında zoru seçmek isterdim; daktilo ile yazmak. Her yazdığınız kelimeyi düşünmek, her cümledeki kurguyu doğru yapmak ve bütünlüğü yakalamak. Sonuçta "Delete" tuşu yok. Yanlışı bir çırpıda ekrandan siler gibi kağıdın üstünden silmek mümkün değil. Belki de bu yüzden parmaklar acıyor daktiloyu kullanırken ve hata oranı azalıyor. Klavyeyi daktilo gibi kullanmak lazım. Yazıları; aceleyle, sanki yakalanamayacak bir uzaklığa gidiyormuş gibi değil, içe sindirilerek ve hani çok sevilen yemeğin hiç bitmesini diye ağır yenme durumu gibi, yavaşça ve tadını alarak yazmak. Hangi yolla hazırlanırsa hazırlansın, sonuçta "Yazı" tamamlandığında, yeni doğmuş bir bebek şeklinde elde tutulur. İlk göz ağrısıdır. Ta ki yenisi gelene kadar...
Not: Yazılarınızda eğer noktalama işaretleri kullanımı konusunda sıkıntı yaşıyorsanız veya bu konu ile merak ettikleriniz varsa DDD (Doğru Yazalım, Doğru Konuşalım, Dilimizi Koruyalım) etkinliği altında, ilgili yazıların toplandığı Dilyarası Blogspot'una göz atabilirsiniz. Yazılarınızı ve duygularınızı, en iyi şekilde ve doğru ifade edebilmek için ( Noktadan sonra, büyük harfle başlamak gibi...) yararlı olacağına inanıyorum.
"Curd" olarak bilinen ve bir nevi dolgu malzemesi veya sos olarak düşünebilenecek krema türü, bu tarifin çıkış noktası. Pastacı kremasından ayıran en önemli özellik, içinde yoğunluğunu arttırıcı herhangi bir kuru malzeme (Un, nişasta gibi) kullanılmaması. En çok tercih edilen çeşitleri; limon ve portakal. Yumurta sarısı, şeker, kullanılan meyvenin suyu ve katı yağ ile hazırlanmakta. Hani ilkbahar geldi, yaz da geldi gelecek ya, bu krema ile hazırlanmış, soğuk bir tatlı tarifi. Yaza hazırlık anlamında;
Limonlu Mus Kek (Frozen Lemon Mousse Cake):
"Desserts Mag" sitesinden uyarlanmıştır.
26 cm'lik kalıp / 24 adet tek porsiyon
Hazırlanma Süresi: 2 saat
Bekleme Süresi: 1-2 gün
Servis Süresi: 10 dk
Saklama Süresi: 3 gün
Gerekli Malzemeler:
- 1 cup / 1 su bardağı / 4 adet büyük limon suyu
- 2 cup / 2 su bardağı toz şeker
- 4 yumurta sarısı + 4 yumurta (Oda sıcaklığında)
- 170 gr terayağ veya margarin
- 1 1/2 cup / 1,5 su bardağı krema (Soğutulmuş olarak)
Tarifi aldığım sitede her aşaması fotoğraflanmış. Uygulamasında, kıvam tutturma ile ilgili problem yaşayacak olursanız veya "Acaba oldu mu?" şeklinde kafanızda bir soru oluşursa yardımcı olacaktır;
- Ocak üzerinde bir kabın içine toz şeker, limon suyu, yumurta sarıları ve 4 yumurta alınır. Kısık ateşte koyulaşıncaya kadar karıştırılarak pişirilir. Koyuluk derecesini anlamak için tahta bir kaşık, bu karışıma batırılır ve sırt kısmından parmakla çizgi çekilir. Sizin yapacağınız bütün akrobatik hareketlere rağmen çizgi bozulmuyorsa, krema kıvamı geçer not almıştır.
- Bu aşamada hazırlamış olduğunuz limonlu kremadan 1/2 su bardağı kadarına ayırma işlemi yapıyorsunuz. Kalan kısım, arada bir karıştırılmak üzere buzdolabında yaklaşık 1 saatlik dinlenmeye alınıyor.
- Dinlenme süresi tamamlandığında, krema buzdolabından çıkarılır ve çırpılarak koyu bir kıvama getirilmiş olan soğuk süt kreması ile birleştirilir. İyice karıştığından emin olunduktan sonra kalıplama aşamasının ilk adımı atılacaktır.
- REKLAMLAR BAŞLADI. Bu kısımda yeni bir üründen bahsetmek istiyorum. Yerli silikon kalıp üreticisi Softbowl, oldukça kullanışlı ve açıkcası benim "EN" listemin üst sıralarında yer alan minik kalıpları piyasaya sundular. Yıldız, kalp, yuvarlak ve dilimli olmak üzere 4 çeşidi bulunuyor. Diğer modellerde olduğu gibi rahat bir kullanımı var. Bu küçük modellerin en büyük iki özelliği, dörtlü olarak tek bir kalıp veya küçük, tek porsiyonluk olarak 6'lı paket halinde sahip olabilmeniz. Ve diğer özelliği, teknik olarak bir güzellik mevcut; minik kalıpların tam ortasında, kalıbın şekline uygun olarak tasarlanmış bir basınç noktası var. Bu nokta kalıbı ters çevirip, içindekini servise hazırlama aşamasında çok işinize yarıyor. Noktadan yapacağınız ufak bir baskı ile kalıbın içindeki kek, dondurma veya kısır gibi hazırladığınız tarifi kolayca çıkarabiliyorsunuz. İsterseniz oluşan boşluğa farklı dekorasyonlar uygulayabilirsiniz. Ürün hakkında bilgi almak veya nerelerden ulaşabileceğinizi öğrenmek için 0212 613 15 66 no'lu telefondan Atilla Bey ile görüşebilirsiniz. Konuşursanız, kendisine benden selam söyleyin, olur mu? REKLAMLAR BİTTİ...
- Bu tarif için benim tercihim, bağımsız olarak kullanılan tek porsiyonluk Softbowl minik kalıpları oldu. Bir kenarda ayrılmış ve beklemekte olan limonlu kremadan bir tatlı kaşık kadarını bu kalıpların dibine düzgünce sıvadıktan sonra -ki burda, yukarda bahsettiğimiz o meşhur basınç noktasının yüksekliği çok işime yaradı, süt kreması ile birleştirilmiş limonlu krema kalıplara paylaştırılır. Kalıbın standart yüksekliği kadar konan karışımın, kalıba tam yerleşmesi için bir iki defa sallamak gerekiyor. Bu şekilde hazırlanan limonlu karışım, sertleşmesi için buzdolabına 1 gün boyunca bekletilecektir.
- Ertesi gün servise almak için tatlıyı buzdolabından çıkardığınızda eğer hala yumuşaksa, sakın üzülmeyin. Bu yumuşaklığın sebebi, ilk aşamada yapılan pişirme işleminin yeterli olmadığının göstergesidir. Hiç moralimizi bozmadan hemen tatlıları buzluk kısmına koyuyoruz ve kendilerinin aslında bir dondurma olduğunu iddia ediyoruz. Emin olun sizden başka kimse bu gerçeği bilmiyor olacak. Kalıptan çıkarılacak sertliğe ulaştıktan sonra servise hazırdır.
Ailenin kaşınan bir ferdi olarak bu tatlıların üzerine dekorasyon amaçlı birşeyler yapmak lazım. Parka gidilir ve bir miktar çiçek toplanır. Bebi'ye bu çiçeklerin çok ulvi bir görev için toplandığı açıklanır, kendisinin çiçek koparmadan önce mutlaka büyüklerinden izin alması gerektiği söylenerek... Operasyona başlanır;
Buzlama Yöntemi: Yumurta akı, mutfak öğütücüsünden geçirilmiş toz şeker, fırça ve çiçek bu operasyon için gerekli malzemeler. Aynı işlemi meyveler üzerinde de uygulayabilirsiniz. Yerleştirmek için yumurta akının tam kuruduğundan emin olmak gerekiyor. Eğer yiyeceğin üzerine yerleştirmek size uygun gelmiyorsa, servis tabağını süslemek için de kullanabilirsiniz. İşlem çok basit. Çiçeğin veya meyvenin üzerine fırça ile yumurta akı sürülür, inceltilmiş toz şekere batırılır ve kuruması için ayrı bir köşeye kaldırılır. Kuruduğunda kullanıma hazır hale gelecektir.
Bir cumartesi akşamı veya pazar öğleden sonra bu tarif yensin derim. Belki yerken Bö!2009 sitesine göz atarsınız. Bakalım tanıdık isimler var mı? Bu haberi başka türlü veremezdim. Söylerken bile hafif bir sıkıntı halindeyim. "Aya Merdiven Kurduk.biz" sitesinin sahibi, sevgili İpek Aral Kişioğlu tarafından önerilerek, aday olduk. Açıkcası bu vesileyle onunla ve sitesiyle tanıştığıma daha çok sevindim. Oylama 11 - 26 Nisan tarihlerinde yapılıyor. Bence yeni siteler keşfetmek için bulunmaz bir fırsat. Hayırlısı olsun diyelim...
Hafif limon tadıyla, şeker konusunda kararsız kalan tavrıyla hoş bir nida yükselsin bu diyarlardan. Yanında belki bir Türk Kahvesini misafir ederek. Güzel geçecek bir haftasonu dileği ile...
Sevgiler ve saygılar,
Devamını okuyun...(Read more...)>>

