13 Ocak 2007 Cumartesi

mahlepli kurabiye

çocukken istanbula sadece yazları rahmetli teyzemin yanına gelirdik. bu istanbul ziyaretlerinden aklımda kalanlardan da bir tanesi "çatal" idi. benim gözümde istanbul=çatal idi. çünkü başka bir yerde yeme şansım yoktu. yaşadığım küçük liman şehrinde adını ve sanını bile bilmezlerdi. babannemlerin yani ankarada ise çok nadir bulunurdu. bulunan da zaten "çatal" olmazdı. denenen bir kaç tariften sonra evde "çatal" üretilemiyeceğine karar verdik. ve hüzünlü bir şekilde vazgeçtik. ta ki 2006 yılına kadar... rüzgarın onları sürüklediği marmaristen kalkıp annemlerin bizi görmeye istanbul'a gelmesine kadar...bu arada benim dino'nun deyimiyle sherlok holmes tarzım ile bulunduğum her istanbul ilçesinde "çatal" araştırmalarım olmuş, o tanıdık söylemiyle çocukluk "çatal" tadını beşiktaş'taki bir fırında yakalamıştım. ama bu bir çözüm değildi bana göre. çünkü gecenin bir vakti "çatalll" diye yataktan fırlayıp, pijamayla beşiktaşa gidemezdim.gitsem de zaten benden bir daha haber alınamazdı. kısacası durum vahim idi ve dino ayşemin ruhunda kopan bu fırtınadan habersizdi. ve anne sahneye girdi. bir öğleden sonra annem mutfakta kandil simidi hazırladı. fırına verdi. bir süre sonra evin içini anlatamıyacağım sıcaklıkta bir koku kapladı. kokunun güzelliğinin yanı sıra sempatikliğini vücudumun bütün hücrelerinde hissedebiliyordum. ve hasret bitti...anneme göre "kandil simidi" bana göre "çatal" bloğa göre "mahlepli kurabiye"...
bu arada sevgili özlem'in sitesinde "mahlepli kek" tarifini bulabilirsiniz alternatif olarak. artık karar sizin; ister kurabiyesi, ister keki...şimdiden ellerinize sağlık...



mahlepli kurabiye




60-65 adet
hazırlanma süresi:25 dk
pişme süresi:20-25dk
servis süresi:10-15dk

gerekli malzemeler:

  • 250gr margarin oda sıcaklığında
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 paket kabartma tozu
  • 3 yemek kaşığı sirke
  • 4 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 cay bardağı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • 1 avuç susam
  • 500 gr un


üzeri için:

  • 1 yumurta akı
  • susam

fırın 200 derecede ön ısıtma yapılır. tüm malzemeler karıştırılır ve yumuşak bir hamur elde edilir. buzdolabında 10dk. dinlendirilir. çıkartırılır ve yuvarlak şekil verilir.ilk önce yumurta akı sonra susama batırılarak yağlı kağıt kaplı veya yağlanmış fırın tepsisine düzgün aralıklarla yerleştirilir.(yaklaşık 2 tepsi çıkmaktadır.) fırına verilir. üzeri pembeleşene kadar fırında yaklaşık 20-25dk pişirilir. süre bitiminde fırından çıkarılarak . tepsiden tel ızgaraya alınır. soğuduktan sonra servise hazırdır.afiyet olsun..

peçete’deki notlar:

  1. fansız fırında pişirin. (tek tepsi ile pişirme)
  2. fırının fanını çalıştırıp sıcaklığı 160derece civarına düşürerek 2 fırın tepsisini beraber pişirebilirsiniz.
  3. farklı margarin markalarıyla farklı sonuçlar elde ediliyor. en güzel sonucu "hüner" marka margarin veriyor.


Devamını okuyun...(Read more...)>>

planlar

sanırım günden bana kalan tek zaman gece oluyor. ev işleri, oğlan ve dino, misafircilikler derken koca bir hafta geçti. bu koca haftanın başında yaptığım planlarda 2 günlük gecikme var. aslında baktığımda bu 2 günlük gecikme iyi bir süre şimdi benim için. yaşlanıyorsun ayşem, kabul et... bu aralar bir günün, 24 saatin üstünde bir süreye sahip olması gibi bir projem var. nasıl ve ne zaman gerçekleşir bilmiyorum. yapmam gereken bir sürü şey var ama zamanım yok. artık uyumasam mı acaba?? bir yerlerde okumuştum. tibetli rahipler 4 saat uyuyorlarmış. aslında insan vucudu buna programlanmış. mış.. mış..şu dinonun yaptığından yapsam 5dk uyuyup kendime gelsem. ama yetmiyor ,doyamıyorum...en iyisi tibetli rahiplerden bulmak bi tane...saçmaladım. olsun gece gece hoşuma gitti. planlar... planlar... süreyi en iyi şekilde kullanma şekli ama benim dışımda gelişen faktörler söz konusu olduğunda planlar uygulanmaya konamıyorum. ve bir şeyleri sıkıştırmak durumda kalıyorum. zaman ile ilgili konuşurken " zamanı yakalamak lazım, geçip gidiyor" demiştim. buna karşılık selçuk " neden peşinden koşuyorsun ki; onunla beraber yürü" demişti. işte özlü söz budur. sağol be selçuk. sayende bu işi çözdüm galiba... sonuç: daha az uyuyacağım...


Devamını okuyun...(Read more...)>>

6 Ocak 2007 Cumartesi

yorum-suz

sabah ortalık sakinken, oğlan babasıyla oynaşırken, ütü yapmak için yan odada ortamı hazırladım. ütüm, masam ve gruplandırılmış, ütüyle olan buluşmaya hazır nesneler...bir taraftan bu buluşmayı gerçekleştirirken diğer taraftan da camdan dışarı göz atıp keyif yapıyordum.dışarda çöp varilinin başında bence düzgün giyimli bir genç adam vardı. ve varilin içinden birşeyler bakıyordu. şaşırmıştım; çünkü tarz olarak gördüğüm klasik çöp arayan tiplerden değildi. neyse varilin içinden süet bir erkek montu çıkarınca şaşkınlık en üst noktaya çıktı bende. elini varilin içine bir kez daha daldırdı. ikinci bir mont daha çıktı.hemen olasılıkları düşündüm:

  • genç adam sihirbazdı. gösteri için şapka ve tavşan yerine, çöp varili ve süet mont kullanıyordu.
  • bizim yıllanmış çöp varili kendisine iyi davrandığımız için bu şekilde teşekkür ediyordu.
  • süet montlar evden kaçmış ve kötü yola düşmüşlerdi. sonları çöp varili oldu.


genç adam varilden bir de torba çıkardı. bir montu torbaya koydu, ikinci montu eline alarak sakin bir şekilde yürüyerek olay yerini terk etti. ben ise camda ağzım açık, elimde buharı tüten bir ütü ile arkasından bakakaldım.

peçete'den yorum:
iyi gözüken süet montları çöpe atacak kadar zengin miyiz yoksa çöp varilinde araştırma yaparak bulduğumuz montu alacak kadar fakir miyiz?...


Devamını okuyun...(Read more...)>>

4 Ocak 2007 Perşembe

damla çikolatalı cheesecake

oldum olası cheesecakeler her zaman benim favori tatlım olmuştur. aslında tatlı deseniz olmaz pasta deseniz olmaz. tadındaki o kararsızlık sanki şaka gibiymiş gibi gelir her zaman bana...hep farklı cheesecake'leri (ingilizce başlayıp türkçe bitirmekte ayrı bir güzellikte!!) deneme derdindeyim. özellikle fırında pişenlerden... bu arada lütfen bir konuda beni yanlış anlamayın; "cheesecake" kelimesini direkt türkçe'ye çevirdiğimde "peynirli kek" yani peykek oluyor ve bence bu gerçek cheesecake'i açıklamada yeterliymiş gibi gelmiyor. o yüzden tariflerde "cheesecake" kelimesini özel isim gibi kullanarak, sonuna gelen takıları virgül ile ayıracağım. (erem, sakın bana türkçe kılavuz gönderme!!!)
burada en son denediğim ve pastaci
burcu’dan “limonlu cheesecake” tarifinden yola çıkarak hazırladığım “damla çikolatalı cheesecake” tarifini bulacaksınız. kendisine teşekkürler,sevgiler ve saygılar...



damla çikolatalı cheesecake






10 kişilik
hazırlanma süresi:15 dk
pişme süresi:1,5-2 saat
servis süresi:24 saat

alt taban için

  • 1,5 paket eti burçak
  • 100 gr tereyağı
  • 1 yemek kaşığı tepeleme kakao

orta kısım için

  • 1 paket krem peynir (pınar labne peynir 400gr)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 2 yumurta
  • 200 ml. bir küçük kutu sıvı krema
  • 3 çorba kaşığı un
  • 1 limon suyu
  • 1 su bardağı ülker damla çikolata (hafif unlanmış)

süsleme için

  • 40gr bitter çikolata
  • yağlı kağıttan külah
  • desen örneği (yağlı kağıda çizilmiş olarak hazırlanabilinir.)


    ilk önce fırınımızı fansız olarak 180 dereceye getirip ısıtıyoruz.

    alt tabanı hazırlamak için; biskuvileri ufalıyarak toz haline getiriyoruz ve erittiğimiz tereyağı ile kakaoyu da ilave ederek karıştırıyoruz. her tarafını alüminyum folyo ile kapladığımız kalıbın dibine bu karışımı kaşığın tersi ile bastırarak yayıp buzdolabında dinlenmeye bırakıyoruz. (ben burada 8’’ yaklaşık 19cm’lik kelepçeli kalıp kullandım.)

    orta kısmı hazırlamak için; peynir ile şeker mikser ile iyice çırpılır. Elenmiş un ve vanilya,limon suyu,krema bu karışıma ilave edilir. en son yumurtalar çırpma işlemi devam ederken teker teker ilave edilir. Hazır olan karışıma hafif unlanmış (unlanmadığı takdirde dibe çöküyor.) bir su bardağı damla çikolata ilave edilir ve tahta bir kaşık yardımı ile karıştırılır.
    hazırlanan bu karışım buzdolabında bekletilen kalıba dökülür ve önceden ısıtılan fırında pişirilmeye hazırdır. 180 derecede ilk 10 dakika fırın kapağı hafif açık şekilde, daha sonra fırın kapağı kapalı şekilde ısıyı 120’ye düşürüp yaklaşık 1-1,5 saat kadar pişirilir. Süre bitiminde üstünün hafif kızarması ve ortasının sallanmaması gerekmektedir.eğer bu sonuçlara ulaşamadıysanız yaklaşık 15 dakika daha pişirerek kontrol edin.

    piştikten sonra ılınması için fırından çıkarıp tezgahta bekletin. kenarlardan ayrılmaya başladığında buzdolabına kaldırabilirsiniz. Servis için minimum 6-7 saat gerekmektedir. ancak gerçek tadı için 24 saat beklemeniz siz yerken daha çok mutlu edecektir.


    süslemeyi hazırlamak için; 40gr bitter çikolata ben mari usulü (hafif ateşin üstüne su dolu bir kap yerleştirilir. bunun üstüne yerleştirilen başka bir kabın içine konan malzeme, altta olan kabın içindeki kaynayan suyun buharı ile eritilir. ) hazırlanır. yağlı kağıttan hazırlanan külah içine erimiş çikolata kaşık ile konur ve ucu arzu ettiğiniz çapta kesilir. daha önceden yağlı kağıda çizilerek hazırlanan desenin tersinden çalışarak süslemeler hazırlanır. buzlukta 2 saat bekletildikten sonra arzu ettiğiniz şekilde cheesecake’in üstüne yerleştirilir.
    afiyet olsun...



    peçete’deki notlar:



    1. mutlaka fansız fırında pişirin.
    2. fırını ısıtmaya başladığımız andan itibaren fırının içine ısıya dayanaklı bir kabın içinde su bulundurmak cheesecake’nizin üstünde yarıkların oluşmasını engelliyor.
    3. servis yapmadan 3 saat önce buzdolabından çıkartın ki servis yaparken alt taban yumuşamış olsun ve size zorluk çıkarmasın.
    4. düzgün dilimlemek için her seferinde bıçağınızı soğuk sudan geçirin veya diş ipi ile mutfakta gizlice kesin, daha sonra masada bıçakla kesiyormuş gibi yapın.
    5. ben mari usulü çikolata eritilirken; önemli olan çikolata eritilen kabın kaynayan suyla temas etmemesidir. yoksa çikolata erirken kesilme meydana gelir, akışkanlığı bozulur.
    6. süsleme örneği olarak deseni bu aşamalardan yararlanarak kullandım.





    Kaynak: bake decorate celebrate


    Devamını okuyun...(Read more...)>>

    29 Aralık 2006 Cuma

    başlangıç

    başlangıçları severim. aslında kim sevmez ki... bilinmezin heyecanı, korku ile karışık bir mutluluk, midedeki kramplar...yarın bir sene bitiyor. çocukken biten seneyi değilde gelecek olan yeni seneyi düşünürdüm. sanırım yaş ilerledikçe olayları irdelememdeki tarz değişiktikçe yeniyıla bakış açım da değişti. artık biten yılı gelecek yıla oranla daha çok düşünüyorum... ve galiba eskilere daha çok sarılıyorum. ailem, anılar, eşyalar, 10 yıllık beyaz (itiraf ediyorum hafif sararmış ve yamulmuş) kazak ve arkadaslar...
    ailem;annem,babam,memo ve güllü...karşılıksız ve katıksız sevginin anlamı..her düştüğümde kaldırdığınız için... her kalktığımda koluma girdiğiniz için...zamanı geldi gitmeme izin verdiğiniz...zamanı geldi savaşabilmem için beni hayattan sakladığınız için...
    babaannem,halam,amcam,canım yengem,komacan burağım...size ne diyebilirim ki...var olduğunuz için...
    zeynep; küçük şekerim olduğun için...
    canlarım;deniz,batu...aşkıma beden verip yanımda olduğunuz için...
    saniye annem, asım babam,kamuran abi,tulay abla,onur ve ipek.. bana kocaman ve sıcacık bir kucak verdiğiniz için...kızınız ve kardeşiniz olarak kabul ettiğiniz için...
    tanfer abla,onur abi,çağıl,kubilay,çiğdem,taner abi,tufan abiler...kız tarafı olduğunuz için...
    dostlarım;feride,feriha,ferdağ( kendi aralarında 3f),erem... paylaştığınız için, araya zaman da girse tekrar karşılaştığımızda dün ayrılmışız gibi sevgi ile karşıladığınız için...dostluğunuzu verdiğiniz için...
    talay ve selcuk...kumam ve kardeşim olduğunuz için...
    teşekkür ederim...
    yeniler her zaman yenileri beraberinde getiriyor:
    pınar,tönge ve zeynep... sizle biz biryerlerde beraber yaşayacağız...
    ayça,arda ve deniz... sizle biz daha çok güleceğiz...
    zeynep,güneş ve lara...sizle biz daha çok görüşeceğiz...
    özlem ve tolga...size biz bu yıl bebek yaptıracağız...
    sinan ve banu...size biz ikiz bebek yaptıracağız...
    doktor ve şehnaz...size biz üçüz bebek yaptıracağız...
    tolga ve tuğba...sizle biz düğününüzde horon tepicez...
    kayı ve aslı...siz biz oğlanları kanki yapacağız...
    melis ve özgür...sizle biz bebek gazı çıkaracağız...
    pınar ve onur...size biz ne yapsak bilemedik...
    mavişehir... sizle biz ayrılmayacağız...
    özgür...ellerimle seni evlendireceğim...
    msd...senle bol bol durum incelemesi yapacağız.
    toto,minnoş ve cicoş...sizle biz koskocaman atolye açacağız...
    özlem,berna,pastacı burcu,gelincik burcu,zinnur ve butun yahoo grup... sizle biz daha çok pasta yapıcağız...
    2007; hazırım ve seni bekliyorum...


    Devamını okuyun...(Read more...)>>

    Ben: Peçete... Tanıştığımıza Memnun Oldum...

    Deli midir?
    İşletme Mezunu, mekanı mutfak. İşi reçeteler ve kokular. Hobisi; kelimelerle oynamak. Doğum yılı: 1972.

    Amacı; bilinmiyor.

    _1

    BEN KİMİM
    AZ MIYIM ÇOK MUYUM
    VAR MIYIM YOK MUYUM
    BEN NEYİM

    MASAL MIYIM GERÇEK MİYİM

    KAÇ MIYIM GÖÇ MÜYÜM
    HİÇ MİYİM SUÇ MUYUM
    BEN KİMİM

    İBRET MİYİM CİNNET MİYİM

    HİÇLİKLER İÇİNDE KANAYAN YÜREK
    YOKLUKLAR İÇİNDE SAVAŞAN BEDEN
    BOŞLUKLAR İÇİNDE KARIŞAN ZİHİN
    GÜÇLÜKLER İÇİNDE DEĞİL MİYİM
    YOKSA… YOKSA…
    HER İHANETE AKIL ERDİREN
    HER CEHALETE KILIF UYDURAN
    HER ESARETE FİYAT BİÇTİREN
    SEN DEĞİL DE BEN MİYİM?

    GEÇİMSİZİM BU GÜNLERDE
    KİMSESİZİM BU YERLERDE
    DEĞERSİZİM BU ELLERDE
    ÇARESİZİM DOĞDUĞUM YERDE
    GÖLGESİZİM HER GÜN HER YERDE

    SES MİYİM SUS MUYUM
    SİS MİYİM PUS MUYUM
    BEN NEYİM

    DEHA MIYIM HEBA MIYIM

    AK MIYIM PAK MIYIM
    AL MIYIM SAT MIYIM
    BEN KİMİM

    YARAR MIYIM ZİYAN MIYIM

    YALANLAR İÇİNDE DOĞRUYU BULAN
    CAYANLAR İÇİNDE SÖZÜNDE DURAN
    SATANLAR İÇİNDE AYAK DİREYEN
    YANANLAR İÇİNDE DEĞİL MİYİM
    HER ADALETE DUVAR ÖRDÜREN
    HER CESARETE KİLİT VURDURAN
    HER ASALETE BOYUN EĞDİREN
    SEN DEĞİL DE BEN MİYİM

    GEÇİMSİZİM BU GÜNLERDE
    KİMSESİZİM BU YERLERDE
    DEĞERSİZİM BU ELLERDE
    ÇARESİZİM DOĞDUĞUM YERDE
    GÖLGESİZİM HER GÜN HER YERDE


    Devamını okuyun...(Read more...)>>