25 Eylül 2007 Salı

Bir Maceraydı Yolculuğun...

Bir mucizeyi yaşamak ve yaşananları dışardan gözlemek. Bana hayatın anlamını bir kez daha anlatan kareler. Hani başucu notları tarzında olanlardan...20.09.2007 tarihinde yaşananlardan;


Saat:08.29. Hastane odasındayız. Beklenen an geldi. Doktor "Heyecan yaparsın, genel anestezi ile sezeryan yapalım." dediğinden beri Özlem'de önlemez bir belirsizlik duygusu vardı. Onun bu ruh hali hissedilmeyecek gibi değildi. Aileler yanımızda., Özlem tek başına kalmak isiyor. Tolga, iki elinde iki telefon hep konuşuyor, hep konuşuyor... Burak ise sırasını bekliyor. Hemşire geliyor, son kontroller, kan testleri, sorular, sorular... Sanırım Özlem bir an önce doğurmak istiyor. Saat: 09.04. Herşey yolunda. Artık Burak'ın dünya ile tanışma zamanı geldi. Önlük giyildi, bone takıldı. Yüzlerde oturtmaya çalışan gülümsemeler... Aslında yüreklerde fırtınalar kopuyor. Sevgiliye bir bakış, dokunuş: "Ha gayret Ballım, az kaldı. İyi misin?" Kelimeler birer saniye havada asılı kalıyor. Yanağım ıslak, hayırdır? Ağlıyor muyum yoksa?!... Saat: 09.28. Burak kuvez içinde doğumhanenin kapısında. Herkes çok heyecanlı. Adeta görmek için üst üsteyiz. Ben şimdilik sıramı beklemekteyim. Acaba Özlem ne durumda? Daha çıkmasına varmış. Biz bebek odasına çıkalım o zaman. Saat:09.34. Banyo zamanı. 9 aydır beklediği yerin üstünde kalanlarından arındırılıyor. Pembe, sağlıklı ve yakışıklı bir bebek çıkıyor altından. Bakalım ne zaman yüzünü görebileceğim? Kalp atışlarım dışardan duyuluyor mudur? Tartılıyor, hala yüzünü göremedim. Camın arkasından hemşirenin "3.150kg" lafını dudak okuyarak çözüyorum. "Boy:50cm". En sonunda yüzünü gördüm. Hafif uyukluyoruz. Sanırım narkozun etkisi. Topuğundan kan alınıyor. bu durumdan pek memnun kalmadık. Uyku halinden yaygara haline döndük. Biraz uzaklaştım, heyecanı dizginlemek için. Koridorda yürüdüm. Döndüm ve havadaki saf sevgi halini gördüm. Baba ciddi, resim kaçırmamaya çalışıyor. Herkes ufak çığlıklarla kime benziyor soruları soruyor. Çok keyifli... Parmaklar Rafet, yüz Tolga... Komşular da sevinci paylaşıyorlar, onlar bu anları daha önceden yaşamışlar. Kıdemli olarak "Hayırlı olsun." deniyor. Aklım Özlem'de. Aşağıya inmek lazım. Camın perdesi kapanıyor. Şimdi sıra annede. Tekrar doğumhanedeyiz. Saat:10.13. Dikişler kapatılmış, narkozdan uyanmış. Biraz toparlanması için zaman veriliyor. Tolga onun yanında. Ben de orda olmak istiyorum. Hademe bu isteğimi gülümseyerek karşılıyor. "İyi mi?" sorusu ağszından düşmeyen bir soru... Tolga "Muhteşem, herşey yolunda" diyor. Burak'ın resmini gösteriyoruz. Çok heyecanlı ve yorgun... Odaya çıkıyoruz. Keyifli ve çok rahat. Dikiş yerleri acıyor ama yoluna girecek biliyor. Biraz sohbet ediyoruz. Hemşireler geliyor, kontroller yapılıyor. Yüzlerde sabahki gerginlik ve o kendini sağlam tutmadan dolayı oluşan soğukkanlılık yerini pamuk şeker tarzına bırakmış. Telefonlar çalıyor. Tolga operatör işine geri dönüyor. Ve Burak bekleniyor. Saat: 10.36. Dünyanın durduğu an... Hayatımda her zaman tanık olmak istediğim ve her seferinde ilkmiş duygusunu yaşayacağım an... Anne ile bebeğin ilk bakışmaları... Hiç kimsenin bu kadar saf, güzel ve muhtaç bakabileceğini zannetmiyorum. İkisi de birbirlerinin tamamlayan parçaları. 9 aylık içiçe olan beraberliğin dış dünyaya taşınması... Birileri birşeyler söylüyor ama ben duymuyorum. Hiçbir anı kaçırmamalıyım. Defalarca deklanşöre basıyorum. Sadece anı ölümsüzleştirmek istiyorum...Burak acıkmış, içgüdüsel olarak emme hareketi yapıyor. Biraz yardım ile başarıyor. Sanırım işin zor kısmını kolaylıkla atlattık. Emmek zor iştir. Hem anne için hem de bebek için yorucudur. Uyku geliyor. Birazcık annenin sıcaklığında dinleniyor. İkisinin yüzünde inanmamanın getirdiği şaşkınlık ve mutluluk. Aslında hamilelik haline o kadar çabuk alışıyoruz ki, doğduğunda inanmakta zorluk çekiyoruz. Ben uzunca bir süre hamile hamile dolaşacağım diye düşünmüştüm.Özlem'in dinlenmesi lazım ama Burak'tan ayrılmak istemiyor. Biraz Tolga alıyor. "İşte benim oğlum" edası ile odada geziyor. Bir süre sonra gene uyanıp aranmaya başlanıyor. Hemen annenin yanında yeri hazır. Bu sefer el eleler... O minik el, annesinin parmağını hapsediyor. Gitmesine izin vermez şekilde. Özlem küçüçük eli seviyor, seviyor... Benim artık gitme vaktim geldi. Herşey yolunda... Yorgun ama keyifli bedenler ve ruh halleri eşliğinde yollara düşüyorum yeniden...


Sevgili Burak; seni çok bekledik, daha sen yokken ortada hep senden konuştuk. Ne iyi yaptın da geldin! Nefesimize nefes, hayatımıza renk kattın. Umarım hep beraber daha çok mutlu ve sağlıklı anlar paylaşacağız...Seni çok seven kardeş ailen,

Ayşem, Deniz ve Batuhan Öztaş


Peçete'den Notlar: Biraz önce farkettim ki 100.yazıya ulaşmışız. Burak'ın doğum haberinin yazısı, rakamsal olarak bu duruma denk düşmesi benim için çok güzel bir hediye oldu. Yeni başlangıçlar ile daha güzel haberlerin olduğu yazıların bu parmaklardan sizlere ulaşması en büyük isteğimdir. Bana ayırmış olduğunuz zaman için sizlere çok teşekkür ederim. Sevgilerimle...


26 yorum:

PASTARDA dedi ki...

Sen yazdın ben yaşadım..Okudum okudum gözlerim dolu..Boğazıma bir yumru saplandı kaldı..Zaman ne çabuk geçiyor , sanki dün gibi Arda'yı kucağıma ilk alışım..Tekrar yaşadım bu sabah senin bloğunda...Hoşgeldin Burak ! Sütün bol olsun Özlem melek ! Sıkı sıkıya yapışan elleriniz hiç ayrılmasın..

işitmekaybı dedi ki...

Çok ama çok güzel anlatmışsın , Allah Burak'a hayırlı ve sağlıklı ömürler versin...

bocuruk dedi ki...

Sevgili Ayşem,
Güzel fotoğraflar eşliğinde harika duygusal bir yazı yazmışsın. Hem Burak' a hem de anne ve babasına güzel bir armağan olmuş. Allah anneli babalı büyütsün Burak'ı.
Bu arada doğum fotoğrafçılığı ve doğumu anlatma konusunda teklifler alırsan şaşırma:)
Sevgilerimle...

nino dedi ki...

neden agliyorum :') sanirim dogumda yasadiklarimi hatirladim hersey ayni insanlar disinda ne guzel bir duygu o Allah herkese yasatsin dilerim ole guzel anlatmis yazmis fotograflamissinki bu guzel aileye saglikla mutlulukla uzun bir yasam dilerim cok tatlisin aysem beni aldin 4 sene onceye goturdum dilerim su kilolarimdan tez zamanda saglikla kurtulurum ve Allah bana bu duygulari birkez daha yasatim opucukler tirandan oralara

Pasta Cafe dedi ki...

Ayşemmm, o kadar güzel anlatmışsın ki bir an Taha'nın doğumuna gidip tekrar yaşadım ben de. Zaman çok ama çok hızlı geçip gidiyor.
Burak hoşgeldin. Adaşıma da bir ömür boyu bebeğiyle mutluluklar diliyorum.
Öptüm canım seni de.
Sevgiler...

Dino dedi ki...

artık voltrani olusturabiliriz: Batu-Burak-Tolga-Dino
artik PS3 mu olur; cift kale mac mi? bakicaz...

Yelda Erdoğan dedi ki...

Sen hep anlat Aysem, biz de gözlerimizde akmaya hayir bir damla yas ile hatirlayalim kendi anlarimizi, anilarimizi. Ve hep sevelim bebeklerimizi. Sevgiyle...

Müge dedi ki...

Sarı şekerim;
Ben tanışmışım Özlemle yahu, hatta o gün Pınar'ın evine giderken çok somurtuktum:( ama yinede ona hadi sende gel demiştim. Çok kanım ısınmıştı çünkü, nur yüzlü derler ya hani, işte öyle biri Özlem. "Allah herkese benim gibi bir hamilelik nasip etsin demişti" ben onun duasına ek olarak "Allah herkese (en çok da bana) senin gibi dostlar nasip etsin diyorum" Sen çok tatlısın çok, bana "Doğum fotografçınız olabilirmiyim" demiştin. Teklifin hep baki kalsın olurmu?

Özlem i benim için öp, ve en güzel dileklerimi ilet. Hayırlısı ile mutlu mutlu büyütsün bebişini inşallah.

suzi dedi ki...

Ayşemim,ne güzel anlatmışsın.Resmen yaşadım o anı...Öpüldün...

Punto dedi ki...

Burak'a da Can gibi sağlıklı, ailesiyle mutlu bir gelecek dilerim.
Bu aralar doğum yazıları etkinliği gibi bir yarışma mı açsak nedir?
Gerçekten duygu dolu "doğum yazıları" ard arda geldi ve çok güzel örnekler.

Aylin Hastaoğlu dedi ki...

Okurken ağlayanlar arasında beni de sayın... O kadar güzel anlatmışsın ki... Ben de kendi kızımı ilk kez koklayışımı düşündüm. O ne müthiş bir kokudur Allahım... Allah her kadına bu duyguları nasip etsin... Bu arada, yakışıklıya da kocaman bir hoşgeldin öpücüğü benden...

Aklımdakiler... dedi ki...

Sevgili Ayşem, Özlemi çok sevdiğim ve Burak bebeği de en baştan beri takip edip beklediğim için midir bilmem, gözyaşlarıma engel olamıyorum. Çok ama çok güzel anlatmışsın. biliyorum onlar da okurlar bu satırları, bie kez daha uzun ömüler diliyorum Burak'cığıma.. Özlem ve Tolga nice nice mürüvvetlerini görürler inşallah.. Sağlıkla ve mutlulukla.. ellerine sağlık ayşem, süper olmuş.. Onlar için bundan daha değerli bir hediye düşünemiyorum.. (ama kıskanmamak da elde değil, bu işi de profesyonelliğe dökersen 7 ay içinde ilk müşterin ben olabilirmiyim?)

sinem dedi ki...

Merhaba Ayşem Hanım,

gerçekten insanı direk kendi doğumuna götürmüşsünüz. Hoşgeldin Burak bebek mutlu, sağlıklı bir ömrün olur inşallah..

Selen dedi ki...

Ayşemcim,
Bahsettiğinde çok merak etmiştim nasıl fotolar çıkacak diye. Doğum fotoğrafı nasıl olur acaba demiştim.
O sevgi dolu güzel gözlerinle o kadar duygulu kareler yakalamışsın ki gözlerim dolu dolu oldu. Tabi ki bunda kendin yaşıyormuşcasına anlatımın da etkili.. Tekrar hoşgeldi Burak bebek. Çok sevgiler caniko

pastacik sezer dedi ki...

ne desem boş yazdıkların için.Keşke ben doğururkende sen yanımda olsaymışsın.Seni geç tanımışım Ayşem.Hoşgeldin Burak bebek.

Düğme Bay'la Binbirçeşni Hayat... dedi ki...

biz anneler bu güzel yazınla o harıka anı tekrar yaşadık be ayşem...ellerıne saglık..yüreğimde o ılk anların özlemı , gözlerim buğulu bitirdim yazını...allah burak bebeğe hayırlı bereketlı ömurler versın aılesıyla beraber..annelık;duygusallık,merhamet,sevgi,hoşgörü demekmiş öğrendim.. canım ayşemcim ya gitgide sana daha çok ısınıyorum ne dersin 2.ci altınkızlar harekatı yapmanın zamanı gelmedımı sence?sevgılerle:)))

munevver dedi ki...

Ayşem'ciğim, demek ki bir Burak daha geldi aramıza. Şansı bol olsun, sağlıklı olsun, mutlu olsun inşallah. Özlem beni hatırlar mı bilmiyorum ama, selam ve sevgilerimi, tebriklerimi söyle ona. Bütün bebekler gibi çok güzel bir bebek. Maşallah.

Öpüyorum seni ve Batu'yu Tütü'ye selam.

Nane Limon

etki alanı dedi ki...

Özdeğerlerin önemini öyle bir yaklaşımla anlatmışsın ki,olayların içinde olmadan da ,aileye rahatsızlık vermeden resimlerle tanık olup,açıklamalarla heyecanlanıyor insan.Aslında bizde oradaydık diyebiliriz.
Seni yürekten kutluyorum.Bir arkadaştan alınabilecek en güzel hediyeyi sunmuşsun yeni anne,babaya.
Ayrıca yorumlarda sanki bir dino gördüm.Flaş flaş flaş..!!!!!
Demek takip ediliyoruz..
Hımmmm......
Tütü

etki alanı dedi ki...

Unuttum !
Puntoya katılıyorum.

Etkinlik mi.!
Hemen atlıyorum.
Hadii blog sahipleri yeni etkinlikler bulun.
Punto nun önerisini önemsiyelim.
Birinci benim,ikincilik için yarışın.(kesin gülüyorsun)
tütü

leziz dedi ki...

Ayşeciğim gerçekten harika bir yazı olmuş....gerek fotoğraflar gerek anlatım ...harika...bende ağlayarak okudum yazını....Burak bebeğe hayırlı bir ömür diliyorum.....

özlem

gülriz dedi ki...

Ayşemim, ne güzel yazmışsın sen ya, hadi anneleri ağlattın, anıları akıllarına geldi de ben niye ağlıyorum ki...

DERYA dedi ki...

tam anlamıyla bir tesadf konuk olmam ve bende hamıleyım 28 haftalık ve bır tatlış kız cocugu beklıyoruz,gercekten yazılanı yasadım sankı tabıkı bendekı heycan buyuk ve bu kadar muhtesem resımlenıp anlatılamaz herkes her annne süper yasıyor ve anlatıyor bu duyguyu acaba bebeklerın o an konusama yetenegı olsa neler anlatır zaman süper yasanmıs tebrıkler ve burakla hayatta saglıklı mutlu gunler,bende bloguma beklıyorum belkı bu kadar anlamlı anlatam ama benımde yazacaklarım olur insalla 10,11 hafta sonra görüsmek üzere sevgiler.

Tugba dedi ki...

Sevgili Ayşem,

Tugba dedi ki...

Sevgili Ayşem,
Her ne kadar kocam bana haber verdiğini söylese de -söylese kesin bakardım- bir blogunun olduğunu Didim'de konuşurken öğrenmiş oldum ve internetten buldum:) Sayfana bakınca aslında bayağı ortak zevkimiz olduğunu gördüm; sevindim:) Fotoğraf çekmek ve doğum fotoğrafları da bunlar arasında.. Sevgili Burak, Özlem ve Tolga'yı çok güzel resimlemişsin.. Ellerine sağlık.. Bence verilebilecek en güzel hediye... Bir gün başıma gelirse umarım ben de poz verecek birini bulurum :) Sevgiler... Batucuğunuza bol öpücükler:)

pecete dedi ki...

İlk önce herkese tek tek yazmak istedim ama sanırım söylemeye çalışacağım şeyler aynı olacaktı. Pastarda, İşitme kaybı, Bocuruk, Nino, Pasta cafe, Dino, Yelda, Müge, Suzi, Punto, Aylin, Filiz, Sinem, Selen, Sezer, Saliha, Münevver Annem, Tütü, Leziz, Gülriz, Derya ve Tuğba; Sevgili Özlem ağlayarak telefon açtı (mutluluktan) ve çok teşekkür etti. Onları tanımadan (Filiz hariç )onlara göndermiş olduğunuz güzel dilekler ve sunduğunuz sevgi karşısında teşekkürün az geleceğini söyledi. Bu arada beni de ağlattınız ya helel olsun size... Kucak dolusu sevgiler bizden size...

Özlem dedi ki...

Merhabalar
Bu kadar uzun bir süre sonra yazdığım için ne olur affedin beni.Anne olanlar beni anlarlar sanırım.
En başta bu güzel günümüzde bizim yanımızda olan ve gözyaşları içinde okuduğum hayatım boyunca benim için en önemli ve değerli olan oğlumu kucağıma aldığım anları bizim için ölümsüzleştirdiğin ve bu kadar güzel duygu dolu bir yazı ile bize hediye ettiğin için sonsuz teşekkürler canım arkadaşım.
Ayşem benim adıma duygularımı sizlere iletmiş olsada ben hepinize tek tek güzel dilekleriniz için teşekkür ederim.

Sevgi mutluluk ve gülücükler hep yanınızda olsun

Özlem